Bu yazı dizimin son kahramanı olan sevgili arkadaşım Atakan'a geçmeden önce şöyle bi genel toparlama yapim.Bi nevi sıvama prosesi de denilebilir :) Öncelikle bu yazının geç kalmasından mütevellit tüm MT'lerden özür dileyeceğimi sanmayın, o onur bu yazının muhatabı olan Atakan Bey'e ait. Araya tatillerin girmesi ve benim o tatil havasından bir türlü çıkamamam bu önemli Zat'ın yazısını geciktirdi. Neyse bu zaman zarfında boş durmadım tabi malum sloganımız "IT ÇALIŞIYOR". Yani bazılarının dediği gibi IT bir iş yapmıyo değil. Gülme sana diyorum tabiki de ayda 10 gün çalışan ağustos böceği:) Neyse daha başlamadan çok kişiyi muhatap aldım sonra
bunlar bi şekilde geriye dönüyo.
Ne dicektik... Evet, Atakan'dı bugünkü konumuz. Atakan Bey, Türkiye şartlarında ortalamalara göre uzun denilebilecek bir boya sahiptir. Fakat bunu özellikle Dünya 2.si Basketbol Milli Takımımızın kendiyle aynı boya sahip oyunkurucusu (tamamen kendi iddiası,elimde bilimsel bir veri yok) Kerem Tunçeri'nin 1.5 milyon TL ödüle konmasıdan sonra dillendirmesi gerçekten manidardır. Hatta geçenlerde dost sohbeti sırasında sigarasından derin bir nefes çektikten sonra, "ben de 1.80'im abi ben niye burdayım o orda" sözleriyle içindeki "basketbolda iyi para vardı neden bıraktım ki" duygusunu dışa yansıttığı da söylenegelmekte. Kendisinin "Parayıgötürdügenesizm" anlayışını benimsediğini de göz önüne alırsak bu söylentilerin gerçekçiliğinin yüksek olduğunu anlamak hiç de zor değil. Geçelim eğitim hayatına... Atakan Bey'in bu çapraşık fikirleri az kalsın eğitim hayatını da bitirme noktasına getiriyormuş. Fakat nasılsa kısa yoldan köşeyi dönme isteğini dillendirirken üniversite yaşantısının nasıl geçtiğini anlayamamış ve kendini bir anda Kerim Çelik'te bulmuştur. Burada kendisinin içindeki yıllardır patlamaya hazır bu fikirler keşfedilmiş ve satışa yönlendirilmesi ile bu fikirlerinin bu çatı altında hayata geçirilmesine zemin hazırlanmıştır. Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Atakan Bey genel MT geleneklerine ters düşerek, yönetici olmuyacağını, kendi işini kurup, bütün MT'leri kendi bünyesinde süründüreceğini belirtecek kadar da aykırı bir kişiliğe sahiptir. Şimdi siz güçsüz yönlerini de merak edersiniz dimi? Sölücem merakta kalmayın. Güçsüz yönlerinden en öne çıkanı gece hayatı olarak göz çarpıyor. Gecede 3-4 mekan gezdirin bana mısın demez. Şimdi diyeceksiniz "Bu nası güçsüz yön? Bu adam bizi uyutur üstüne tüm gün gider müşteri bağlar". Ama işin aslı öyle değildir. Kendisinin objektiflere dost bir yaşam felsefesi benimsemesi ve ortamın yükselen ateşinden kendini alamaması kendisini şantaja açık bir konuma
düşürmektedir. Bu yüzden istenildiğinde bu yolla onu bir çıkmaza sürükleme ihtimalini gözden çıkarmayınız :P Son olarak size tavsiyem kendisinin takipçisi olunuz, özellikle yatırım yapacaklara bu sözüm. Eğer birgün gazetelerde "Bir büfeden 10 milyar dolarlık holdinge" başlığını görürseniz çok geç kalmış olabilirsiniz.
0 yorum:
Yorum Gönder